İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

19 Eylül 2014 Cuma

Yaşanmış Bir Cümle


Biz âdemoğulları yaşama farklı bir açıdan baktığında, daha önce görmediği birçok detayı fark eder ve belki de baktığı durum hakkındaki bütün varsayım, fikri değişir. O zaman arada hayat içinde durduğumuz yeri ve olaylara baktığımız açıyı değiştirmek de gerekmez mi?
İnsanın asırlar boyu düştüğü tuzaklar bunlar değil midir?

”Her âdemoğlu kendi ateşini bir başkasının cehenneminde yakma peşinde!”
Bu yaşamdaki Cennet ve Cehennem insanın vicdanıdır. Şükretmeyi bilmeyen, mutlu olmayı, huzur vermeyi bilmeyen huzur bulmayı, kendini dünyanın merkezi gibi gören hayatta bir anlam bulmayı bilmez…
Bazı şeyler mekânsızdır… Zira onlar mutlak gerçek ile bağlantı içindedirler. Vuku bulduklarının en derininde duranı hatırlatırlar.

14 Eylül 2014 Pazar

İnsanlar ve Gölgeler

Tabi olduğumuz bir düşünce iklimi bazen bahar nevruzu, bazen zemheri ayazı. Kimi zaman düşünceler bir kaosa kapılıp kıyıya vuran yosunlar gibi… Hayat uçurtmasının ipini sürekli tutmayı “misyon” addetmişiz kendi kendimize..
Aç pencereyi önüne bak…
Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum

                           ÖZDEMİR ASAF

Hâlbuki seni, beni, onu asıl rahat bırakmayan ”Benliğimizin en bengi yerine ittiğimiz ve her nasılsa yüzleşemediğimiz ama varlığını, kalbimizin ışığını kapatan bir perde gibi hissettiğimiz” gölgelerdir!
Aslında GÖLGE dediğimiz Bizlerle gerçektir! Ve bir ben sahibi olmanın gerçeğidir…
Bazen insan kaybedebileceği hiçbir şey kalmadığı bir noktaya gelmeden, kayba yol açan davranışlarından ya da tercihlerinden vazgeçmeyi göze alamaz. Yaşama bir renk, bir ahenk olsun diye yaşanmış olanlar, bizi kendimizi yok sayacak kadar ARDINDA bırakmaya başladıysa, ”Kalk ve yeniden Başla!” demenin vakti gelmiştir…
Kaybedecek bir şeyiniz kalmadiysa, ya da kaçmakla kaybedecekleriniz göze alinamayacak kadar büyükse, gölgenizle yüzleşmenin de zamanı!

7 Eylül 2014 Pazar

Serseri Yağmurlar Arasındakiler…


Soluk kesen ayazın kol gezdiği, düşüncelerimin buz kestiği bir şehrin sessizliğindeyim.

Kendimi hatırlamaktan korkuyorum, yitirdiğim onca yaşamın ardından ki sis perdesinden bakınca. İçimdeki çığlıklar duyulmasın diye ellerim ağzımda sadece gözyaşımın izleri var gülmeye utanan yüzümde, yaşanmışlıklar gibi üstüme düşüyor penceremden içeri giren kar taneleri. Yalnız zamanlarımın bir ben halindeyim.
Dünden bugünüme sızanlar aklımı talan ediyor.
Bir gün…
Güçlü görünmeye çalışmak tan usanıp.
Hiç bir şey için mücadele edememekten…
Bütün biriktirdiklerimi, anılarımı, sahip olduklarımı kaybetmekten…
Yüreğimle, kendimi yeniden bir araya getirememekten korkuyorum.

Hatırlatma!!!

Copyright © 2010-2023 Haktan Kalay

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim: Email




 
Google+