İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

8 Ağustos 2013 Perşembe

10'dalık Hayat


Başka kente sürgün ettim kendimi uçsuz bucaksız düşlerimin o siyah gölgesinde yine ziyan bir masalın son sükûtunda asi nefsim. Gözlerim yollara takılı. Savaş meydanı gibi harabe her yanım canımı yakan ne varsa etrafımda…
Onca yaşanmışlığın onca derin ince sızının ardından bir daha gurbet yolu başka kent başka düşlerin ardından yine yollara düştük yüreğim ve ben. Allah Kahretsin ne den bu kadar ziyana giden bir bir elimden kayan çocuksu düşlerim. Mutluluk adında o nazar boncuğu gözlü küçük çocuk benimde kapımı çalar mı?  Nasıl vazgeçer bir gölge gibi düşlerimin fitilini yakan kim yada kimler sorgusu ve ne zaman biter gözlerimin aciz arayışı, daha etrafımı çevreleyen kaç duvarı yıkmam gerekiyor kaç zaman daha direnişim sürecek ansızın önüme sere serpe düşen düşlerimi ayağa kaldırmak için.
Nidalar atmak yerine suskun kalmak neyi değiştirir hayatta.
Biraz hicaz da takılıyım bu aralar…
Bugüne kadar azaltmaya çalıştığım ama bir türlü üstesinden gelemediğim acılarım tel örgüyle etrafımda biten geçmişteki yanılgılarım.
Unutmaya yeltendiğim ama sendelediğim birçok şeyi hatırlıyorum bu aralar.
Firari düşlerim ve yaşanmışlıkları tek tek ayırmaya çalışıyorum.
O yalnız olduğum dar vakitlerde elimde bir terazi hangisi ağır gelecek bende bilmiyorum.
Tüm hüzün ve hayaller hayatın yetim çocuklarıdır.
Yorgunum biraz…
Sanırım bugüne kadar olan hudutta ki acımasız bir o kadar ağır savaşın yorgunluğu. Birçok yenilgilerim oldu ama hep heybemde bir parça mutluluğum vardı bir parça yaşanılası hayat için sakladım. Şimdi her şey sende aklına gelen ne varsa bana ait ve benim bildiğim. Zaman ve zan değişirken bende seninle değişiyorum. Bilmediğim, huzur ve mutluluğa dair olan kaybolan inancım sende tekrardan aklımda yer ediyor.

4 Temmuz 2013 Perşembe

Hayatın Karekökü

 
Öğretilen yaşam böyle değildi bize yarının özlemi yitik bir köşede kalmazdı.
Her gün yeni bir umut getirirdi… Umut çalmazdı yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum.
Sebep arıyorum… Sebepsizliklerde…
Eksikler içinde tamamlayacağım şeyler arıyorum… Yarım yamalak hayatta…Bir şeyleri tamamlasam bir şeyler eksik kalıyor kayboluyorum sanki kendi içimde.
Biriktirdiğim tüm sözcükleri kaybettim hayatın içinde. Delillerim tükendi sanki yaşadığıma dair, kaybettim ne varsa hayalleri, mutluluğu, cümlelerimi, sözlerimi şarkıları…
Bir hayat yazılır ve birine aittir ben bulamıyorum kendi payımı. Yamalı bir ceket gibi emanet duran ve beni boğan bana ait olmayan hayattan benim olanı bulamıyorum.
“ Derin cümleler yalnızlığın matemi tökezleyen duygular acının rengidir.”
Bilmediğim karanlıkta ki göçü bitmiyor lâmekân ruhumun. Zifiri kara gecenin nefesi sarıyor her yeri bir ben kalıyorum birde nefs-i âdem, düşlerimi özgür bırakıyorum ellerimden.
Belki de bu anlattığım benim son hikâyemdir…

7 Haziran 2013 Cuma

Katre-i Matem


İnanmak için kendimi zorluyordum hayata…
Yaşamakta olduğum hayatın ve istediğim mutluluk ve düşünceler denklemini kuramadan her gün sil baştan kalıba sığdırmak için çabalarken buluyordum kendimi. Yarının peydahladığı bilinmezlik ürkütüyor beni içimde ki beni kaybediyorum sanki…
Sen nasıl yaşıyorsun hayatı…

Yaşamak istediklerini düşüncelerini bir karanlık odaya hapis edip belleğimizde oluşturulan o birimlerle mi yoksa bugünün anın her dakikasını sindirerek ve her anlamda keşfederek mi?

Yaşamana izin veriyor mu hayat bunları yoksa sende bir köşede duygularını saklıyor musun?

Zihninde ve deneyimlerle oluşturduğun o evrenden nasıl sıyrılıp gün yüzüne çıkabiliyorsun.
Yoksa sende mi hayatla karşılıklı zar atıyorsun…

Bizleri bu haddeye getiren ne?

Hayat, ah keşkeler, yanlışlar, varsayımlar, ihtimaller mi? yoksa kendimiz mi?
Neden hep suiistimal ettiğimiz kendimizi var etmeyip yeni bir kişilik yaratma telaşımız neden bu var olma gerçeğimizi görmeyip yarından korkarak dünün arkasına saklanışımız. Neden ihtimallerle örülü hayata direnmeden kabullenişimiz.

Kendi gözlerinle sorgulamak mı? Yoksa başka gözlerin gölgesinde yol almak mı?
Bunları anlata bilmek için kendini bir başına sorgulaman gerekiyor, korkularınla yüzleşmen ve düşüncelerini sahiplenmen ve ilk başta seni sen olarak senin kabul etmen gerekiyor.

Hazır mısın kendine merhaba demeye…

Hatırlatma!!!

Copyright © 2010-2023 Haktan Kalay

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim: Email




 
Google+