İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

4 Temmuz 2013 Perşembe

Hayatın Karekökü

 
Öğretilen yaşam böyle değildi bize yarının özlemi yitik bir köşede kalmazdı.
Her gün yeni bir umut getirirdi… Umut çalmazdı yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum.
Sebep arıyorum… Sebepsizliklerde…
Eksikler içinde tamamlayacağım şeyler arıyorum… Yarım yamalak hayatta…Bir şeyleri tamamlasam bir şeyler eksik kalıyor kayboluyorum sanki kendi içimde.
Biriktirdiğim tüm sözcükleri kaybettim hayatın içinde. Delillerim tükendi sanki yaşadığıma dair, kaybettim ne varsa hayalleri, mutluluğu, cümlelerimi, sözlerimi şarkıları…
Bir hayat yazılır ve birine aittir ben bulamıyorum kendi payımı. Yamalı bir ceket gibi emanet duran ve beni boğan bana ait olmayan hayattan benim olanı bulamıyorum.
“ Derin cümleler yalnızlığın matemi tökezleyen duygular acının rengidir.”
Bilmediğim karanlıkta ki göçü bitmiyor lâmekân ruhumun. Zifiri kara gecenin nefesi sarıyor her yeri bir ben kalıyorum birde nefs-i âdem, düşlerimi özgür bırakıyorum ellerimden.
Belki de bu anlattığım benim son hikâyemdir…

7 Haziran 2013 Cuma

Katre-i Matem


İnanmak için kendimi zorluyordum hayata…
Yaşamakta olduğum hayatın ve istediğim mutluluk ve düşünceler denklemini kuramadan her gün sil baştan kalıba sığdırmak için çabalarken buluyordum kendimi. Yarının peydahladığı bilinmezlik ürkütüyor beni içimde ki beni kaybediyorum sanki…
Sen nasıl yaşıyorsun hayatı…

Yaşamak istediklerini düşüncelerini bir karanlık odaya hapis edip belleğimizde oluşturulan o birimlerle mi yoksa bugünün anın her dakikasını sindirerek ve her anlamda keşfederek mi?

Yaşamana izin veriyor mu hayat bunları yoksa sende bir köşede duygularını saklıyor musun?

Zihninde ve deneyimlerle oluşturduğun o evrenden nasıl sıyrılıp gün yüzüne çıkabiliyorsun.
Yoksa sende mi hayatla karşılıklı zar atıyorsun…

Bizleri bu haddeye getiren ne?

Hayat, ah keşkeler, yanlışlar, varsayımlar, ihtimaller mi? yoksa kendimiz mi?
Neden hep suiistimal ettiğimiz kendimizi var etmeyip yeni bir kişilik yaratma telaşımız neden bu var olma gerçeğimizi görmeyip yarından korkarak dünün arkasına saklanışımız. Neden ihtimallerle örülü hayata direnmeden kabullenişimiz.

Kendi gözlerinle sorgulamak mı? Yoksa başka gözlerin gölgesinde yol almak mı?
Bunları anlata bilmek için kendini bir başına sorgulaman gerekiyor, korkularınla yüzleşmen ve düşüncelerini sahiplenmen ve ilk başta seni sen olarak senin kabul etmen gerekiyor.

Hazır mısın kendine merhaba demeye…

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Geçmişin Olmadan Sen Olabilir Miydin?


 
 
Hiç düşünmedin bunu belki de aklının bir köşesinde var ama görmezlikten geliyorsun.
Neden gerçekleri görmüyoruz…

Her insanın bir mağlubiyeti vardır kabul etmese de ve her insan bir pişmanlığı vardır asla yok dese de

Gerçeklerle yüzleşmek mi yoksa mutluluk ve sevinçlerden vazgeçmek mi?
Kayboldun değil mi hadi artık kendini kandırmaktan vazgeç.

Neden kayboluşluğumuzda bir rehberi elimizin tersi ile itiyoruz.
Unutma ki yaşananlarla var oldun varlıklarınla doğmadın olanları sen kazandın…

Hatırlatma!!!

Copyright © 2010-2023 Haktan Kalay

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim: Email




 
Google+