İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

7 Haziran 2013 Cuma

Katre-i Matem


İnanmak için kendimi zorluyordum hayata…
Yaşamakta olduğum hayatın ve istediğim mutluluk ve düşünceler denklemini kuramadan her gün sil baştan kalıba sığdırmak için çabalarken buluyordum kendimi. Yarının peydahladığı bilinmezlik ürkütüyor beni içimde ki beni kaybediyorum sanki…
Sen nasıl yaşıyorsun hayatı…

Yaşamak istediklerini düşüncelerini bir karanlık odaya hapis edip belleğimizde oluşturulan o birimlerle mi yoksa bugünün anın her dakikasını sindirerek ve her anlamda keşfederek mi?

Yaşamana izin veriyor mu hayat bunları yoksa sende bir köşede duygularını saklıyor musun?

Zihninde ve deneyimlerle oluşturduğun o evrenden nasıl sıyrılıp gün yüzüne çıkabiliyorsun.
Yoksa sende mi hayatla karşılıklı zar atıyorsun…

Bizleri bu haddeye getiren ne?

Hayat, ah keşkeler, yanlışlar, varsayımlar, ihtimaller mi? yoksa kendimiz mi?
Neden hep suiistimal ettiğimiz kendimizi var etmeyip yeni bir kişilik yaratma telaşımız neden bu var olma gerçeğimizi görmeyip yarından korkarak dünün arkasına saklanışımız. Neden ihtimallerle örülü hayata direnmeden kabullenişimiz.

Kendi gözlerinle sorgulamak mı? Yoksa başka gözlerin gölgesinde yol almak mı?
Bunları anlata bilmek için kendini bir başına sorgulaman gerekiyor, korkularınla yüzleşmen ve düşüncelerini sahiplenmen ve ilk başta seni sen olarak senin kabul etmen gerekiyor.

Hazır mısın kendine merhaba demeye…

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Geçmişin Olmadan Sen Olabilir Miydin?


 
 
Hiç düşünmedin bunu belki de aklının bir köşesinde var ama görmezlikten geliyorsun.
Neden gerçekleri görmüyoruz…

Her insanın bir mağlubiyeti vardır kabul etmese de ve her insan bir pişmanlığı vardır asla yok dese de

Gerçeklerle yüzleşmek mi yoksa mutluluk ve sevinçlerden vazgeçmek mi?
Kayboldun değil mi hadi artık kendini kandırmaktan vazgeç.

Neden kayboluşluğumuzda bir rehberi elimizin tersi ile itiyoruz.
Unutma ki yaşananlarla var oldun varlıklarınla doğmadın olanları sen kazandın…

21 Nisan 2013 Pazar

Lal Düşünceler

Cehennemi sevdiren düşüncelere kapılmadım diyenlerden misin yoksa…
Kapalı düşüncelerin çıkmazına düşmeyen o aşılmak bilmeyeni tatmayanımız var mı? Düşünceler hikâyeciliğindeki perdesinin ardında ne olduğunu merak etmeyen birisi… Hayat masalında zoraki unsurlara boyun eğmek istemeyen olamaz mı?

Bir varmış bir yokmuş… Cümlesiyle başlayan o hikâyelere ben varmışım ben yokmuşum cümlesini koyabilene rastladın mı?  Kendi hikâyesi olanlara kulak verdiğinde kendine rastlamadın mı? O anlatılanlarda bazen ben diye haykırmadın mı? Yaşanmışlıklar kulak zarına birer birer çarparken gözlerin başka yerlere dalmadı mı?

Kendini kandırmaktan vazgeçmelisin.
Yabancı birinin düşüncesinin kapısını çalmadım deyip te… Düşününce kapıyı çalıp kaçanlardan olmayasın merak etme yalnız olmadığına adım kadar eminim en azından seninle aynı karede yer alan insanlar gösterebilirim.

Zihnin hiçbir sorgu çengeline takılmadan arzularını, isteklerini olan biteni ulu orta yaşayabilir mi? İnsan…
Siyah meşinden kaplı deftere siyah kalemle ebedi olanı yazmak kimselerden habersiz bir köşede saklamak mı? Yazılanı sırası gelince bir tokat gibi savurmak mı?  Hangisi daha makbul acaba bir fikrin var mı?

Düşüncelerin ve ruhun sesinden uzak kalan benliğin en can yakanı içinde kendi parmak izlerini taşımayan düşüncelerden ibarettir…  

Hatırlatma!!!

Copyright © 2010-2023 Haktan Kalay

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim: Email




 
Google+