İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

25 Temmuz 2023 Salı

Nim

 

Sözün canı vardır…

Nedir o can? Seni gönlünden vurur. Bazen bir kelime, bazen bir sükut, bazen bir tebessüm, bazen hiçbir şey söylememek.

 "VEDA" kelimesinin Arapça “emaneten bırakma" anlamına gelir.

Aslında veda ettiklerimize diyoruz ki

"Seni Allah'a emanet ediyorum ve bir gün muhakkak tekrar görüşeceğiz."

Bir de bir daha kavuşamayacağımızı düşündüğümüz kişilere söylediğimiz "ELVEDA" kelimesi var. El oldun artık seni yaradana emanet edemem demek gibi…

Hayat serüvenimiz de bazen veda ediyoruz. Bazen de elveda. İnsan emanet ettigine bir şekilde kavuşur da Peki ya "elveda" dediklerimiz ne olacak?

Herkes gittiği yerde mutlu olacak..

Biz elveda ettiğimiz insanların değil; veda ettiklerimizin yolunu gözleriz.


21 Haziran 2023 Çarşamba

Hemden


 

Bazı gerçeklerin kendilerine has vakitleri var. Öyle yerli yersiz gelmez dile.

Gülüşün, mutluluğum.

"Nereye gidersem gideyim sana yürüdüm hep." Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim…


23 Mayıs 2023 Salı

Amur


  

Hayat kendi yollarını açar…

Düşüm kırık dökük, Yürüdüğüm yol hiçliğin ta kendisi.

"Yarın kurtarır mı ziyanda kalmış hâlimizi, yüreğimiz aldığımız nefese dâhi yetmezken?"

Gökyüzün siyahtan başka rengi de varmış. Su insani boğar aşk yakarmış!

bu yaşıma gelince anladım… Bize eninde sonunda vuku bulacak bir kaderden bahsedilir.

Düşle gerçek arası.

Yazarız, oynarız. Yol varsa yürümeye, yoksa beklemeye ve vuslat içinde kendimizi ararız.

Gönül hikâyesinde de hayat hikâyesinde Ne varsa birer Sâye. Ne kalan tın var, nede iz… İnsan hikâyesinde yarınından çekinir.  Ama aslında kendisine yenilir!

 

 


6 Şubat 2023 Pazartesi

Cüda


 

İnsan ömrünün uzun bir bölümü olması gerektiğini sandığı gibi davranmakla geçer…

Hiç düşündün mü?

Bildiği şehirlerden bilmediği şehirlere bildiği yüzlerden bilmediği yüzlere

Sığınmayı aklından geçirmemiş kaç insan vardır?

Bazen bozulacaklar bozulur, kırılacaklar kırılır…

DOĞRU olmaya çalışırken HAKİKATİMİZİ yitirdiğimizi anladığımızda başlar asıl yolculuğumuz.

Usulca fısılda dı… Yaratılan mahcup, bir bir yitip giderken ardında kalanlar müphem…


26 Nisan 2021 Pazartesi

Meyus


 

Kayboldum çoktan, yangının ortasında estikçe rüzgâr. Esme… Düştüm uçurumdan hiç görmedin beni, yüreğim kanıyor. Efkarım yanı başımda. Ne bir ses ne bir nefes, Derin bir sessizlik…

Ben hiç sevmedin bu denli sessizliği.

Sanki gecikmişim tüm mevsimlere. "Yaralar hep mi? kanar" Kabuk bağlamaz mı? Adeta bir mahşer yeri içimdekiler. Görme… Hayat pek çok gözün görebildiğinden öte bir haldir! Kaygılarımı, korkularımı eşiğin ardında, Kaybolup toprağa. Sır olasıca…

‘’Hiçbir şeyin yoksa kaybedecekte bir şeyin de yoktur.’’

Hayatı değiştirmek isterken, hayatın nasıl beni değiştirdiğine şahit oldum. Gökyüzüne taşımak isterken hayallerimi gözlerimi kapattı bulutlar. Şimdi kendimi zor taşıyorum.

Ben bir insanoğlu, sen ebedi seyyahsın Ruhum; ben yüreğimdekileri, sen şahitliğini unutma!

Ömür dedikleri; birkaç satıra sığıyormuş...


27 Şubat 2021 Cumartesi

Cevri

 


Kendine ücra yaşayan için gurbet ne kadar uzak olabilir?' Açılmış bir defter yazılmış birkaç cümle açmalı cevri sorana; Bilinmedik bir yalnızlık birikmiş içimize… Bir adım sonrası kapı eşiği yüreğe gurbet.

Her insanın bir gurbeti vardır!

İnsan aidiyet duyduğu sılasını ararken kalbinde ne varsa, yolunda da karşısına o çıkar. Ve bir kapıyı açtığında ne bulmayı umuyorsa, ONUNLA SINANIR!

HUZUR ola Muhakeme zamanı!

30 Ocak 2021 Cumartesi

Düş(ün)!














 İnsanın hesapları kurguları vardır…

Şu koca dünyanın terazisi hassastır… 

Ne kadar kolay aslında teslim olmak.

Her insanın bir kabuk gibi taşıdığı ”dünü” var.

Masumiyet hakim olmalı şimdi NEFSE…

ZİRA SÖYLENEN SÖZ DUYULDU!

Her şeyin bir vakti vardır… Zaman EN İyi İlaçtır!

HAYIRLI OLA!

Ve YARADAN Usulca Fısıldadı; BANA BIRAK!

10 Ekim 2020 Cumartesi

Ziyade

 

Bir evvel zamanda rastladığım yaşanmışlıktır bugün yazdıklarımda anlattıklarımda. Bir can bir yol payesidir. Bir kaç kelamdan, birkaç satırdan ziyade.

Karalanan ne varsa yazılan dediğimizin aralarında neşelerimiz, hüzünlerimiz gülüşlerimiz kâh kaybolur kâh sineye düşerler bizde hayal meyal hatırlarız payımıza düşeni. Yazan kalem olunca bazen gözyaşı düşmüş olur bir, iki kelamın üzerine ona hüzün, keder der insanoğlu.  Bazen, kara kalem sitem eder bir bakmışsın ben bir bakmışsın sen olur ahir zamanda yazılanların efsunun bozup döker göz önüne.

Her şey bir sebebe gebe yalın bir tevafuk, selamsız sabahsız kaybolduk hayatın içinde.

Bir şeyler eksildi...  Bir şeyler yazıldı bizden gayri

Zamandan, hayattan, bugünden ve yarından ziyade.

Ya yolu düşle ya düş yola…

Gidişine tanık, dönüşüne hasret olduğumuz günlere selam olsun.

19 Mayıs 2020 Salı

İçimdeki Deli Çocuğu Sevdan Büyütür.




Bazen dil lal olur dile gelmez cümleler, seni anlatmak istediğim de yürek tufanlara kapılır gözlerine baka baka ağlayıp aşk dilerim. Aramızda kilometrelerce hasret var hâlbuki Bir kaç adım mesafemiz var. Varlığıma yüklediğin anlama, hayatımı değerli hale getiren aşkına şükür.
 Bilir misin Yârim…
Sevdan ve yüreğim arasında ilginç bir bağ var… Aşkın yaren oldu ve yüreğime oturdu. Aşkı olmayan yürek, Aşktan nefes alıp da harekete geçemez… Bu nedenle Aşkın, canımın nefesidir.
Sana
Şarkılarda rastlar tebessüm eder yâd ederim adını duymasan da. Her zaman yüreğimin yüreğinle konuşacak bir şeyleri var. “Gönlünden ne koparsa? Benim için baş göz üstüne" 
Sevdan Büyüdür!
İçimdeki deli çocuğu sevdan büyütür.
Unutma! "Aşk da öğrenilir."
Bazen diyorsun ya aşkı anlat diye bende ki senin aşkının tanımı "Sen ve ben ruhumuzu aşıp biz olan yüreklerimizin rızkıdır, aşk. "

30 Nisan 2020 Perşembe

Eyvallah


Anılarımızdan vazgeçmek hep çok zor gelir.
Çünkü onları kaybetmekten korkar ve ebedi bizimle olacağını düşünürüz.
Ama değildir...
Güldüğümüz sokaklara yağan yağmurlar toprağa karıştı.
Gün geceye, çay deme doymaz; insan hatırındaki ve düşlere,
Acılarımızla kutsanmıştır büyüdüğümüz topraklarda ezelden evvele.
Zamansız, mekânız yine bir “EYVALLAH
Zaman değişti, endamı değişmedi ama anlamı unutuldu gitti…

24 Kasım 2019 Pazar

Muğbeçe...



Yüzleşmek gerekiyor bu aralar karşılaştığımız yaşanmışlıklarımızla. Oysa yaşadıklarımız geride bıraktıklarımız nasıl da zamana yenilmeye mahkûm ömrümüzde.

Sınırlarımıza dâhil ettiğimiz her nefsin kendince bir payı vardır. Yaşananlarda yaşadıklarımızda.
Geride bırakmayı, yarını düşlemeyi dene! Çıkmazlarımızdan başka kaybedecek hiç bir şeyimiz olmadığını hayretle göreceksin.

İnsan bir şey YOLUNDA gitmediği zaman korkuya ve kedere ve küskünlüğe kapılan, asi bir çocuktur…

Aslında İçimizde ”ortaya çıkartmayı reddettiğimiz” küçük bir çocuk var. O nereden gelip nereye gitmek istediğini bilen, bilge bir çocuk.

Şimdi ona yolunu göstermesi için izin vermelisin... 
Büyük adam ya da kadın olmanın, bugüne kadar yaşananlarla dolu kocaman bir kalbe sahip olmaktan başka bir şey olmadığını öğrenebiliriz ondan.

''Vermediğimiz hiçbir şeyi alamayacağımızı hatırlayabiliriz onunla birlikte.''



19 Eylül 2019 Perşembe

Ahseniyet



Hayatla zihnimiz arasında ki sorunlar DOĞRULAR -DOĞRULARIMIZ ile birbirlerini bu doğrulara mahkum etmeye çalışmamız değil midir?
Doğrular yaşamın bize  gösterdiklerine bağlı ve göreceli hem de zaman içinde değişkendirler!
Değişmeyen tek şey GERÇEKTİR!
Bazen Kendi gerçeğimizin farkında bile değiliz... Aslında  çoğu zaman Gerçeği görebileceğimizin farkında ve kendi gerçeğimizle yüzleşebilecek kadar cesur değiliz.
Hayatın ve aidiyetlerin güvensiz ve acı verici olduğuna inandırmışız bir kere  kendimizi. Gerçekleri ve doğruları dışarıda aramak, Benliğin farkında olmamakla ilgilidir. 
Kendimize dürüst davrandığımız, kaldırabileceğimiz sorumlulukları samimi bir çaba ile aşmayı denesek kim bilir belki de kendimizde olan Yaradanın bir tek Ademoğlunda verdiği ahsen-i takvim yeniden keşfedeceğiz.


25 Mart 2019 Pazartesi

Hayat Sükûn Bir Efsundur Kimseler Bilmez



Zaman olan ve olmayan her şeyin gerçek anlamını ve değerini serer gözlerimizin önüne…
Hikayemiz uzayıp giden bir nefis masalı...
Hayat, can, varlık, bize verilmiş olan en önemli hediye! Ama bu hediye bir EMANETTİR!
Öte yandan yokluk da varlığın bir koşuludur. İnsan yoklukla sınanır. Yokluk ve yoksunluk hissi, kişinin beklentileri ve öncelikleri ile şekillenen kişiye göre değişen bir kavramdır. Her nefsi ayakta tutan kendi nefesidir. Ömür yolunu adım adım tüketirken, gönlümüzde hal bırakmayan bir şeyler muhakkak ki olur.
Yaşamak bir nefse her anı hissetmesi sınanması için verilir. İnsan doğduğunda içinde bir nüve taşır. Bu nüve zamanla, gördükleri, yaşadıkları ve emelleriyle ortaya çıkar.
Her insan kendi hayatının kahramanı yazarı, kendi seçimlerinin sahibi, kalbinin asesi ve yolunun seyyahıdır.
Gerçek şu ki, adım atmadan yürümek, yorulmadan doymak, kırılmadan güçlenmek, dağıtmadan toplamak, kırmadan onarmayı öğrenmek, yenilmeden kazanmayı becermek, kaybetmeden yeniden başlamak, acı duymadan halden bilmek, acı verip pişman olmadan şefkatli olmayı seçmek, kirlenmeden temiz olmanın güzelliğini anlamak, yani hayatın her halini yaşayıp anlamadan, insan gibi insan olmak pek mümkün değildir.

Unutma!!! hayat deneyimlerden,yaşadıklarından, gördüklerinden, bazen görmediklerinden hissettiklerinden ve hissettirdiklerinden ibarettir. Hayat bir sen hikayesidir yazılanlardan başka bir şey kalmaz geriye.

5 Şubat 2019 Salı

Satırlar Arasında Bir Yalnız...



Koskoca kalabalık sokaklarda yapayalnız. Kulağım da çocukluğumdan kalan gülüşmeler. Toprakta bitmeyen fesleğen kokusu etrafta. Aklıma takılır durur düşlediklerim peşine düşsem kaybolmuş yarının ayak izleri.
Son bir bakışla uğurladım içimdekileri biriktiklerim gidenlerin arasında. Al götür ne varsa al götür hatırımda kalanları, çocuk uykusu yarın, düş mavisi gökyüzü, bir hikayenin ardında kalanların sessizliği...

16 Eylül 2018 Pazar

Ömür Dediğin...


Yazılanlardan. Kaçılacak başka yer yok. Nereye gitsem kendimle karşılaşıyorum. 
Sokağın ortasında bir kaldırıma oturup ağlamak istedim bugün...
Hayat bazen vuslattadır, bazen acılarda, bazen umutlarda. Dünya diyorlar buna bazen ölüm, bazen  rüya .  Sonra ölümden kaçıp yeniden canlanıyorum...
Bazen Yalnızlığıma gömülüyorum!
Gün ışığı arkamda kaldı bak.
İyi bak yıldızlara...
Onları göremezsin belki bir daha.
Yarıda kalan bir sözün, bir gecenin, bir düşün peşinden kimse gitmez.
Elinde değildir kimsenin için acıdığında içindeki kan revandan üşürsün.
Unutma !! Her karanlık gece değildir.
Keşke hiç büyümeseydik, çocukların  yaraları çabuk kabuk bağlar.
Kapanır  gözler,bir gece başlar...

“Karanlığında rengi vardır yürekle görülür.” Ancak o renk. İnsanın en uzak ve en yakın kenti kendisidir.
Yaşadığın hikayende...
Bir sevda, bir eş, bir emel,bir şarkı, bir umut, bir düş, bir rüya birde yarın edinmişsindir.
Yaşananlar ve yaşanacaklar Hala tepeden tırnağa düşünceden , hasretten ve ümitten ibaret. Kim bilir, kapalı gözlerim neleri kaçırmıştı? Kim bilir neleri görmemiştim? 

“Her insanın bir masalı vardır,
Ama her  masalın kahramanı yoktur.”

Herkesin biraz faili olduğu meçhul anılar var içimde. Gördüğüm herkes cehenneminde başkasını yakmak derdinde.

Düğümlenirken kelimeler boğazımda,
Ya yazılanlar onlarda düşünceler gibi silinir  mi?

Ve içinde biriktirdiklerini anlatmayanlar yaşamaktan korkulanlar. Masallarımda kısa bir yolculuğa çıkmak istedim. Belki yine gelirim.

8 Ağustos 2018 Çarşamba

Sözlerin Kıyısında


Azab yoksulundur...
Ömür insanın...
Düş nefsindir.
Gerçek seyyahın.
Yaşam insanın...
Yarın gizlidir bilinmez bir kitapta...
Hikayesi soluksuz kaldığında anlıyor insan bir habbe Peri tozu serpilmiş bir masalda kaybolduğunu.
İçimde biriktirdiğim ne varsa ardımda bıraktım usulca. 
Yeni cümleler yeni tanımlar yeni keşifler arıyorum...
Ademoğlu’nun hayat yaftasını vurduğu yaşadığı şeyler  yaradan katında an diye geçer...
Her Ademoğlu kendi nefsine düşeni yaşar ardında bir  tek adını bırakır o ad da zamanla unutulur,hudut çizgisini bilmeden görmeden yaşanır ne varsa payımıza düşen.
Nihayetinde soluksuz kalınca anlıyor insan   Kifayetsiz sizce anlamdırdığı zaman dilimini. Ömür denen vakit ardında bir gölge bir nefes baktığında dününe.
Nice yaşanmışlık nice yaralar sessizce unutulur buna mutlulukta dahil.
Bir bakarsın yaşadıkların yurdun olur ve hudutlarını çizmiş kendini yurdunu terk etmekten korkar olarak bulursun. 
Sözlerini kıyısında kalır yaşamın yazdıkların derinliklerde saklıdır zamanı geldiğinde rastlarsın...
Cümleler insanın tanımıdır sözler  aynası
Yazılan masal kaderi okudukları yarını
Okudukların yaşıyacağım anlamına gelmez sen yaşamak istemez isen yaşadıkların yazılır masalına. Bir tutam Peri tozuna ihtiyacım var şu sıralar.

Binbir masal anlattım kendimi şuana değin. Kaleme aldığım yazdığım çizdiğim onlarca masalım oldu farkettim bu  masallar satır aralarında kayboldum.
Bu zamana kadar  ben anlattım sen dinledim şimdi sıra sende... Hayat
Mevsimsiz kalmış ardımda bıraktığım yaşadıklarım gölgesi çökmüş üstüme  soluksuz kaldım. Hayatı Nefissiz kalınca anlarmış insan çaresizliğini yoksunluğunu.

25 Mart 2017 Cumartesi

Bir Hayat... Bir Adam... Bir Zihin... Bir Hikaye...


Hayat bize birçok yön gösterirken aslında gaybın girdabına düşmüşüzdür, biz farkında olamayız. Öyküsü sonradan yazılır alında biriken çizgilerin. Birbirleriyle kavgaya tutuşup, yine birbirlerinden medet uman insan ve hayat kendi gölgesine basmaktan korkan çocuklar gibiyiz.
Anlımızda yazılı hikayede kendimiz için yer ararken ne için yaratıldığımızı bilmeden.Kendimize rastlıyoruz.
Şimdi hikayemin hiçbir sayfasında bulamıyorum kendimi, Bu da benim yenik zaferim… Belki bir gün hikayemin aynı sayfasında rastlaşırız.
Yine tesadüf odur ki yaşananlar dün yaşandı ve unutuldu her şey suya yazılmış, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine... Yürüyorum yollarda, kendine doğru gidebildiğin kadar. Hayatımı uzun zaman önce akışına bıraktım.
 Olmakla ölmek arası bir yerdeyim. Yetişemediğim gerçeklerin ardından. Yorgun düştü benliğim. Yaşananlar insanın kısa süren hüzünlü sessizliği.
Gözlerimde dünden kalma ince bir sızı, unutulmuş binlerce gün ve dününü solunda saklayan ben.

5 Şubat 2017 Pazar

Halen Yazılmakta Olan Bir Hikaye...


İçimiz de telaşımız, sancımız var. Bazen hikaye yaşayanı tüketir… 
İnsan aklıyla yanılır, kalbi ile anlar ve başladığı ya da bıraktığı yere döner…
Her hikaye farklı gözlerle görülen hayatın, farklı kalemlerden yazılışı demektir.
İnsan hikayesine yaşar… Gökler ise hikayenden ne öğrendiğine bakar! Ve öğrenemediğimiz her ders, bizim zor dediğimiz zamanlarda önümüze çıkar. Ancak hiç bir hikaye okunduğu gibi değildir! Hepimiz, hikayemizde yazanın ne yazdığını merak ediyoruz... Aslında insanın hikayesini sorgulamasına gerek yoktur. Zira hikayesi var’lığı ile kaimdir. 
Yaşananlar bazen yazılandan büyük gelir ademoğluna.
Lâl cümleden cümleye değil gönülden gönüle konuşmaktır. Zor zamanlarda gibiyim, çıkmazın en derininde. Anılar, vücuda nüfus etmiş kalbe işleyen hatıralar.
”Sonsuza götüren bir denizin kıyısına varmıştım. O zaman anladım ki, susmak bir cüsse işi… derin denizlerin işi. Sığ suları en hafif rüzgârlar bile coşturabiliyor. Derin denizleri ise ancak derin sevdalar.. .Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey susuyor. Anladım ki susan her şey derin ve heybetli. Bazen, uzaklaşmak gerekir yakınlaşmak için… Bazen, hatırlamak gerekir hatırlanmak için… Bazen, ağlamak gerekir açılmak için… Bazen, anmak gerekir anılmak için… Bazen de susmak gerekir duymak için.”
 İnsan, her şeyi bir bedel karşılığında elde eder… 
Bazen kaybederek, vazgeçerek, geri durarak kazanır, bazen de kazanmak için yaptıklarımızla kendimizi ve değer verdiğimiz şeyleri kaybederiz. Hiç bir kazanç sonsuza dek kalıcı, hiç bir zafer sürekli, hiç bir kayıp mutlak değildir.

Kaybolacağım diye korkarken, ait olduğumuz yeri buluruz. Sarılıp sarmalanmanın ne olduğunu hatırlar kalbimiz.

16 Ekim 2016 Pazar

Gölgesi Kendinden Büyük

İnsanın baktığı yerden KADER, başına gelenlerdir; Adına ne derseniz deyin Allah, Yaratan, tüm varlığı ayakta tutan ve besleyen bir yaratıcı var. Bu pencereden baktığında insan KADER,  alması gereken öğretilerdir.
Bazen insan  değişmekten  korkar, bütün dünyasını belirli bir duruşu sürdürmek üzerine kurar. Tutum değişince, yollar ve rastlananlar  değişir.
Unutmadan!!!
Hiç kimsenin hikayesi, anlattığı kadar değildir!
Anlayabildiği kadar, anlatmak istediği kadar, dili döndüğü kadar anlatır insan her hikayeyi…
Hiç kimsenin hikayesi, olduğunu zannettiği kadar da değildir!
Fark edebildiğimiz kadarına, yüklediğimiz anlamı hayat sanırız…
Bizim zaman içindeki yerimiz kısa…
Umudumuz bir gün GERÇEĞE dokunmak.
Zira insan değişince kader değişir!
”Eğer aradığın gerçek ise, onu kendinden başka hiç bir yerde bulamazsın!”
Bu gölgeler  nasıl düşer  hayatımıza dersen, Elbette vesilelerle… 

24 Eylül 2016 Cumartesi

DUAM


Önce Sevdan Vardı sonra sen geldin…
Nedenini bilmediğim sol yanımın ağrısı. Oysa Rabb'im o sorunun cevabını çoktan vermiştir.
Kaderime yazılan senmişsin. Sana sen yokken sevda biriktirdim.
Elbet benim de dile getiremediğim sana ait olanlar var. Anlatmak istesem, anlatılmaz... Zaten sol yan ağrısı dile getirilemez. Getirilmek istense de kelimeler yetmez...
Gözlerini gördüm,
Yandım, yağmur yağdı, ve ilk kez sönmedim...
Ben yağmurdan daha fazla bi seni sevebildim...
Hep seni dilerken yaradandan avuçlarıma bir gözyaşımı damlattığımı söylemekten utanmıyorum. Sen benim diğer yarımsın.
Seni bekliyordum DUAM


Hatırlatma!!!

Copyright © 2010-2023 Haktan Kalay

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim: Email




 
Google+